if windows is a live messenger i am a dead man
filmde kız sevgilisinin yazdığı bir şeyleri buluyor ve "vaaay demek hala unutamadın" tadında bir şeyler söylüyor, ardından "bana hiç böyle şeyler yazdın mı?"dan giriyor ve en sonunda kağıtları fırlatıp "beni bi daha arama, ben seni arayıncaya kadar arama" diyor.
şimdi!
ulan kadın, erkek milleti herkesi aynı şekilde sevecek olsaydı birini bırakıp diğerine gitmezdi bu bir hatta seni mi kırıcam şöyle söyleyeyim "bu biiiiiiir!" daha sonra ne demek "hala unutamadın" unuttuysa eşşektir zaten. ben kendi payıma unutulan olmak istemem hiç bir şekilde hatta gavurun deyimiyle "by all means" bile diyebilirim. zaten şu hayatta vazgeçilebilir olmak, daha fazla istenmiyor ya da sevilemiyor olabilmek bile yeterince acı (arabeski bi kenara bırakıp insan gibi düşünürseniz hepimiz yemekten sonra tatlı alabiliriz). etti mi sana "ikiiiiiiiii!" yetmemişse eğer tatlıya geçiyorum en güzel kısmı bu çünkü. hatta uğruna paragraf bile atlayabilirim.
"beni bir daha arama" tamam kabul, aramasın. peki ardından gelen "ben seni arayana kadar beni sakın arama" ne oluyor? nedir yani? nasıldır? kimdir? kiminledir? satılır mı? atılır mı? nasıl bir zayıflıktır, terkettiğin adamı neden arıyorsun? nasıl bir aşktır? aşk mıdır acı mıdır?
ben şahsen bizzat kendim söylemek isterim ki, eşşek değilim hiç bir şeyi unutmadım hatta "by all means" adında bir köpek bile aldım kendime, bahçeyi bekliyor. hayat zor, ciddi anlamda zor çünkü biz yaşıyoruz onu. başka insanlarla birlikte hem de, utanmadan.
z
