görevimiz öpücük II sinemalarda

sevgili insanlar,
hayat zor ben de biliyorum ve yaptığımız ettiğimiz herşey bunu kolaylaştırmak eğlenceli, komik hale getirmek için, bunu da biliyorum. ama kendinizi komik hale düşürmek olduğu konusunda şüphelerim var ciddi bir şekilde. mesela size hemen küçük bir örnek vereyim. bir kız sevgilisi ile girdiği bir ortamda başka bir kızı tehdit olarak görüyorsa eğer bu kızcağızı komik durumlarda görmek mümkündür. doğası itibariyle de sahnede tek başına olmak istemeyeceğinden kelli hemen sevgilisini bileğinden kavradığı gibi sahneye çıkarır.
sadece gözlerine bakarak ya da dürterek sahipli olduğunu belirtmenin en basit yolu olan öpücük kaygısına düşer. erkek arkadaşı da yardımcı erkek oyuncu rolününün hakkını vermezse eğer geceyi salondaki kanepede geçireceğini bildiğinden ötürü kolları sıvar, dudaklarını ıslatır. herkesin görebileceği bir noktafa ve hatta mümkünse kızı sıkarak ve hafif arkaya eğerek uzun okkalı bir öpücük verir kıza. kızcağızımız rahatlamıştır ve hatta etrafında bakıp gördüler mi diye kontrol etmek zorunda değildir. hak yerini bulmuştur, bu erkek evladı onundur ve bunu herkes görmüştür.
bana sorarsanız gereksizdir, o çocuğu kapacak olan elbet kapar, iki el tutmaya bir öpmeye kimse kurtulamaz şu dünyada, vallahi olmaz bi çayımı içmeden göndermem. işte bu durumlarda biz o insanlarla gülmüyor bilakis o insanlara gülüyor oluyoruz. öpüşmek bir görev değildir, güdüdür güdü!
z

ben akıllıyım
Comment by buse — October 26, 2007 @ 8:17 pm