vicdan azabının kabir azabına doyduğu an
abicim bir kere şu vicdan ve ilişki işini bi ayırın ona göre rahat yaşayalım. cidden olmuyor böyle. ayrılık ve terkedilme sonrası insanın kendine gelme sürecini perçinleyen şeyler içmek, dışarı çıkmak, eğlenmeye çalışmak ve benzeridir. ama burada default olarak gelen şeyler de mevcut, ayrılık ve terketme yapısı itibari ile kişinin rahibe ya da papaz gibi (dini bazda sallıyor olabilirim ama siz anladınız) kendisini manastıra kapatma edası içinde olmasıdır. en azından öyle algılanır,dolayısıyla eğlence kültürü ayrılık ve terketme ile kimya uyuşması yaşayamaz, daha doğrusu toplumcum’a göre yaşamamalıdır. bana göre yaşamalıdır ama terzi kendi söküğünü dikemez o ayrı.
şimdi dışarı çıktığı görülen kişi ya fişlenir ya adı çıkar ya da "bu mu lan acı çeken, hont hont geziyor, yemede içmede" denir, ayıplanır. bunların hiç biri olmadı diyelim, küresel de ısınmıyoruz, pazartesileri soğuk ve yağışlı geçiyor diyelim. yine de bunun olabilitesi düşüncesi insanı yer bitirir ve eğlendiği eğleneceğinden kendisine geri kalan tek şey vicdan azabı olur. "bir daha çıkmayacağım, yuh bana" der insan, nihayetinde insan da kendini anlayamayan bir hayvandır.
z
