Çarşamba Karısı

March 25, 2007

vicdan azabının kabir azabına doyduğu an

 

 

abicim bir kere şu vicdan ve ilişki işini bi ayırın ona göre rahat yaşayalım. cidden olmuyor böyle. ayrılık ve terkedilme sonrası insanın kendine gelme sürecini perçinleyen şeyler içmek, dışarı çıkmak, eğlenmeye çalışmak ve benzeridir. ama burada default olarak gelen şeyler de mevcut, ayrılık ve terketme yapısı itibari ile kişinin rahibe ya da papaz gibi (dini bazda sallıyor olabilirim ama siz anladınız) kendisini manastıra kapatma edası içinde olmasıdır. en azından öyle algılanır,dolayısıyla eğlence kültürü ayrılık ve terketme ile kimya uyuşması yaşayamaz, daha doğrusu toplumcum’a göre yaşamamalıdır. bana göre yaşamalıdır ama terzi kendi söküğünü dikemez o ayrı.

şimdi dışarı çıktığı görülen kişi ya fişlenir ya adı çıkar ya da "bu mu lan acı çeken, hont hont geziyor, yemede içmede" denir, ayıplanır. bunların hiç biri olmadı diyelim, küresel de ısınmıyoruz, pazartesileri soğuk ve yağışlı geçiyor diyelim. yine de bunun olabilitesi düşüncesi insanı yer bitirir ve eğlendiği eğleneceğinden kendisine geri kalan tek şey vicdan azabı olur. "bir daha çıkmayacağım, yuh bana" der insan, nihayetinde insan da kendini anlayamayan bir hayvandır.

March 20, 2007

ayrılma da gel ayrılmaya gel

ayağımıza gelip ya da bir yerde buluşup ayrılan erkeklere hatta telefonlarını açanlara minnettar mı olmalıyız?

x

March 12, 2007

manifestorasyon

ilişkiye dair yazılmış bütün manifestolar çok ciddi bir şekilde okunmalı ve aynı ciddiyet ile unutulmalıdır, aksi taktirde bir şeyler ters gider.

z

medeni hali:

Filed under: life is life

"Arkadaşlık siteleri" diye bir şey var. Listeleniyoruz sıra sıra. Arkadaşlarımızı ekliyoruz. Az tanıdıklarımızı ekleyip daha çok tanışıyoruz. Ekleşip gerçekten arkadaş olabiliyoruz ya da ekleşip sevişme amacı güdüyoruz. Sapıkça mesaj atan adamlar oluyor. Bu sapıkça mesajlardan rahatsız olduğunu halka açık alanlarda duyurup bu sapıkça mesajlardan sapık bir haz alan kızlar oluyor. Genel çerçeveleri bu.
Burada asıl problem olan medeni halini kutucuğunu karşılayan cevap. Sevgilisi olan hiç bir erkek (yava yavaş artık kızlar da) sevgilisi olduğunu beyan etmiyor bu sayfalarda. İnatla. Ya cevapsız bırakılıyor ya da akılları sıra muzipçe cevaplar yapıştırıyorlar. Hadi gene bekar dese legal olarak evli değiliz diyerek işin içinden mükemmel bir kaypaklıkla sıyrılabilir. Anlayamıyorum bu tür yerlerde av peşinde koşmak bu kadar zevkliyse, heyecanlıysa niye sevgiliniz var?
Sevgilinizin olduğu gerçeğini, sorumluluğunu taşıyamıyorsanız sevgiliniz olmasın.

(Hiç medeni bir hal değil diyeyim bir de tam olsun.)

x

March 8, 2007

atasözüm atasözsün

allahım ne kadar metropol insanlarız birbirimizi terketmeye bile vakit bulamıyoruz.

z

March 7, 2007

sapı kalır

 

elma şekerinin en sevmediğimiz kısmı sapıdır, onunla hiç bir şey olmaz. ilişkide de siz birisinin sapısınızdır ya da birisi sizin sapınızdır. tek başınıza ilişki namına bir işe yaramazsınız. elma şekeri ne kadar güzelse, sapı o kadar çirkindir. ama sonudur elme şekerinin, bir ilişkinin de en kötü günü yoktur, ilişkinin en kötü günü ayrılınan gündür. eh, ayrılmak da hem ilişkiye dairdir hem de değildir. ölüm gibi, madem ölüm hayatın bir parçası değil neden korkuyoruz o zaman demişti birisi vakti zamanında ya da bunun gibi bir şey. neyse demem o ki ayrılmadıysan ilişkinin en kötü günü yoktur, kötü günü vardır.

hiç bir ayrılık iyi değildir, anlaşarak ayrılsanız bile. ciddiyim. çok ciddiyim.  vicdan içerikli ayrılıklar burnundan getirir bütün ilişkiyi, şöyle ki; vicdan yapan taraf diğer tarafı bırakamaz. karşısındakine acır, onun üzülmesinden çekinir ama aslında süper bencildir. neden? çünkü yarın öbür gün kendisine "o bıraktı" denilecektir. bu da çağımızın küfürüdür bu da gençler arasında, dünyanın sonudur. ama kimse de çıkıp insan gibi "evet ulen ben bıraktım" diyemez. misal bundan aylar önce bir erkek bir kızı terketti, son telefon görüşmelerinde de "ama sen hayatına devam et olur mu" dedi. ben de "yuh!" dedim yine şöyle ki, insanlar ayrılınca ölmezler. bir ay iki ay ağlarlar, içerler, sürünürler, karı kızla yatar kalkarlar ya da delikanlıları kaldırırlar barlardan, sandalyelerden. sonrası malum, bu süreçte abuk bir şey yaptıysa ondan pişman olur yoksa hayatına devam eder.

evlilik ciddi bir müessese olabilir ama ısınma turu olarak ilişkiler de aynı ciddiyete sahip olmalı zaman zaman. ilişkide ayrılık ve vicdan işleri birbirinden ayrılsın kardeşim!

March 1, 2007

Öpüşmek

Filed under: sex, men, relationships, women, kermit

Güzel öpüşme ve öpüşmeyi geliştirme teknikleri ve öpuşme sanatı kursları açılsın , enstitüler kurulsun..Öpüşme ve elektrik dersleri konulsun öpüşmeyi bilmeyenler bilenlere öğretsin. Öpüşmenin önemi üzerine seminerler verilsin.Öpüşme ve öpüşürken dil kullanma teknikleri anlatılsın ve bu konuda paneller düzenlensin.Öpüşme dinamikleri ve dudak emme üzerine toplantılar yapılsın , öpüşürken nasıl elektrik çaktığıda anlatılsın.Öpüşmek çok önemli bi konudur kanımca.Öpüşen insanlar birbirlerinden ne istediğini belli eder, ne istemediklerini de,birbirlerine uygun olup olmadıklarınıda.Öpuşmek konuşmak gibidir.Nabız ölçer aldığı neticeyi beyine gönderir olay vücuta ne yapması gerektiği konusunda emir verir.Öpüşmeyi daha uzatmalı mı,olayı ateşlendirmeli mi ,kısamı kesmeli yoksa daha yumuşak ve serin mi devam edilmeli.Öpüşürken şunları deriz içimizden yani düşünürüz..aghh çok güzel,aman tanrım neler hissediyorum,inanmıyorum hala bişeyler hissediyorum henuz ölmemişim,uzunca böyle devam edebilir miyiz lütfen lütfen..ıygg bu ne yaa üstüm başım salya oldu bi anda tükürük kokar oldum,ohaa aazıma tükürseydin ,nası bi insanın tükürük bezleri boşalabilir şuan buna şahit oluyoruz bilim için tarihsel bi an sayın seyirciler ,ııyhh iyrenççç bune yaa ne biçim öpüyo beni annesimiyim ben bunun nerde o tutku o ateş, alooo orda bi dil olcaktı ama onu bi zahmet şeyedersek ..ya da galiba orgazm oluyorum ,hadi hemen sevişelim ya da tam tersi alaaam uyumuş numarası yapsam yer mi acaba …

    Yani öpüşmek hakikaten çok güzeldir bazense felakettir.Öpüşmek insana alışkanlıkda kazandırır ayrıca.Yani mesela birden canınız birileriyle öpüşmek isteyebilir.İşte o anlarda dudaklarınızı birleştiricek bir insan evladı yoksa yanınızda aynen içinizde patlar.Ama güdüyü unutmazsınız ertesi gün öpücek birilerini arıyacak olabilirsiniz.Serin kanlı olun.Her önünüze geleni öpmemeye çalışın ya da öpmeye çalışın.Orası sizi enterese eder.Tavsiyem işte tam bu noktada devreye girecektir.Bu kurulacak öpüşme enstitülerinde mesela demin de bahsettiğim gibi canı öpüşmek isteyenler için cüzzi bir miktar karşılığı bu hissiyatını bastırabilicekleri bir zaman dilimi bir  vakit ayarlansın .Öpüşme seansları düzenlensin yani .

    Unutmayalım olay bazıları tarafından basit bir salya transferi olarak algılansada öpüşmek çok güzel bişeydir ve insanlar iyi öpüşülmelidir.Şu ana kadar iki su samurunun,ya da zürafanın ya da mahallenizdeki kedilerin french kiss yaptığı görülmemiştir .O halde rabbim tarafından homo sapiens ırkına bahşedilmiş bir üstün niteliktir bu öpüşme olayı yani diyorum ki öpüşenler öpüşmeyenlere öpüşmeyi öğretsin öpüşenler ayrılmasın öpüşenleri ayırmasın öpenler öpüşenleri asla unutmazlar.Öp kampanyası yapılsın herkes öpüşsün.

y

Get free blog up and running in minutes with Blogsome
Theme designed by Gary Rogers